| |||||||||||
| |||||||||||
HABER ARAGOOGLE TRANSLATEELEKTRİK-ENERJİ HABEROTOMASYON HABERÖNEMLİ LİNKLEREN ÇOK OKUNANLAR
|
Cari Açık Sorun Olmazmıymış
23 Haziran 2011, 22:20 Cari Açık Sorun Olmazmıymış 2010 yilinda fed in mortgage krizinin tum finansal piyasalari allak bullak etmesinden sonra krizden cikmak icin uygulamaya koydugu parasal genisleme yani para arzını arttırması sonucunda karşılığı olmayan dolardan kaçış yaşanmiştı. Bu dönemde dunyada para bol aynı zamandada ucuzdu. Cunku abd ekonomisini canlandirabilmek icin faiz oranlarini 0.25 baz puana kadar indirdi. Bunu diger gelişmiş ulke merkez bankalarida indirimlerde bulunarak takip ettiler. Evet tum dunyada para bol ancak faizler duşüktü. Zira tüm dunyayı kriz vurmuş zaten yaşlı nufusları gereği buyumekte zorluk ceken gelişmiş ülkeler durgunlugun pençesine düşmüştü. Bu durumdan en istifade eden ülkelerin başinda Turkiye geldi. Ülkede faizler nerden nereye düştü diye söylendiği zamanlarda Türkiye dünyada Macaristan, Güney Afrika gibi ulkelerle birlikte en yüksek reel faizi veren ülkelerden biriydi. Üstelik ülkeler büyüyemezken ithalata dayalıda olsa hızlıda büyüyorduk. Siyasette yakalanan istikrarında yardımıyla ülkemize citti para girişleri oldu. Ta ki arap isyanlari başlayıncaya kadar... Yılbasından beri piyasalarimizdan yabanci çıkışlarının devam ettigini ve bazılarının dedigi gibi araplarin isyandan kacan paralari bize geliyor tezinin dogru olmadigini görüyoruz. Biz karsılıksız basılmış dolarları biriktirip doviz rezervlerimizi yukseltmekle övünürken, yabancı fon yonetenler bu surecte dolardan kaçıp özellestirmelerle ilgilenip karlı sirkerler satın aldılar yada altın yada degerli madenlere yatırım yapıp cok tatlı karlar elde ettiler. Üretimi güçlü katma degeri yuksek ürünler üreten gelişmiş ülkelerin nufusları artmayan ve yaşlı nufusa sahip ulkeler oldugu icin bu ürünleri satabileceği bizim gibi genç nufusa sahip tuketim toplumlarina ihtiyaçları vardı. İhracatımızın en buyuk kalemi olan otomotivde bile başka ülkelerin otomotiv şirketlerinin kurdugu fabrikalarda çoğu önemli parçaları ithal eden bir montaj endüstrisine sahipiz. Çok fazla ithal ara malı kullandığımız için ihracatımız ne zaman artsa ithalatımız daha fazla artıyor ve açık azalmıyor hatta artıyor. En guclu oldugumuz bir diger ihrac kalemimiz tekstilde artan maliyetlere rağmen 10 yildir ayni seviyelerde olan kurlar sayesinde iflas noktasina gelinmiş durumda. Hem kendi kendine yeten hemde ihrac urunlerimizden olan tarim ve ayvanciliktada net ithalatci olmuşuz. Bu kadar bereketli topraklara sahipken artık Et, Buğday, Şeker ve Prinç gibi temel gida maddelerindede ithalatçıyız. İhracarimizin neredeyse iki katina yaklasmis ithalatimizla tum dunyada yukselen emtia ve gida fiyatlarinin ulkemize maliyet enflasyonu olarak yansımamasını beklemek mümkün degildir. Bizde bu dunyada yasadığımıza gore ve bizim gibi gelismekte olan ülkelerin üstelik bizim gibi cari açığıda olmamalarina ragmen ard arda faizlerini yukselttikleri bir ortamda faizleri arttırmamakta inat etmek ruzgara karsi gelmek degilde nedir? İthalattan gelen maliyet enflasyonu son aciklanan Mayıs ayı enflasyon oranlarinda görulmeye baslandi. Bu durumda malesef politika faizinide arttirip reel faiz vermek zorundayız yine cari açığı finanse etmek icin. Yoksa para bize niye gelsin dunyada risk istahi bu kadar düşmüşken üstelik. Biz zamaninda cari açığı bitirmek icin açığın en buyuk sebebi olan enerji ithalatının onune gecmek icin Nükleer Santraller kurmamışızki batili devletler gibi. Simdi kurmaya baslasan on yil sonra bitecek olan bu yatirimi hala yapayımmı diye düşünüyorsun bir de... Onun yerine heryere dogalgaz borusu döşemek ve milyonlarca kombi ithal etmek daha çevreci bir hareket oluyor degilmi...Aferin bize...Sürekli çevreci programlar yapan TV kanallarının ortaklarına bir bakın. Bize milyonlarca kombi satanlarla hemşeri olduklarını göreceksiniz... Bu aralar tarihi rekorlar kıran hane halkının borcunun milli gelirimize oranı yuzde 18 leri buldu. Hayret edilecek bir durum ama piyasadaki bazı polyanna yorumcular bunuda olumlu buldu. Tıpkı zamanında enflasyonu ve ihracatımızı da hep olumlu buldukları gibi. AB Ülkelerinde bu oran yuzde 30-40 lardaymis dolayisiyla bizdeki oran cok iyiymis. Yahu elma ile karpuz kıyaslanırmı. Adamlarin kişibaşı milli geliri bizimkinin iki kati. Bizim gibi halkının çoğu yoksulluk sinirinin altinda yasamiyor, emeklilerimiz gibi açlık sınırında emekli maaşı almiyorlar. Adamlar 1500 euro civari emekli maasi alabiliyorlar. Yani bizimkinin yaklasik 3 katı ... Özetle dunyada kriz var ekonomimiz alarm veriyor ama biz donmus kalmışız hicbirsey yapmiyoruz. Bizden daha güçlü gemiler bir sene evvelinden firtınaya karsı önlemler almaya baslamis bizim kaptan “gemi saglam hamd olsun” diyor. Evet seçimlerden öncede yazdığım gibi vergi artışları gelecek ama yetmez. Faizi de arttırmak zorundasınız eğer gecikmeye devam ederseniz cari açıktan sonra zamanında önlem almadığınız için bir sorunumuz daha olacak. Enflasyon...Zaten tüm dunyada risk istahi azalmis para bu yuzden Altına ve gelismis ülkelere gidiyor . Biz ise zamaninda nukleer enerjiye gecmedigimiz icin cari acikla yasamaya alışmış, finansmani icin yabanci sermayenin ulkeye girmesine muhtac konumunda kalan bir ülkeyiz. Şu çevrecilik kisvesi altinda köşebent olanlardan ne kadar ödül alsak az valla. Eyy Cari açık finanse edildiği sürece problem olmaz diyenler neredesiniz? Maliyetleri her sene artarken, kurlar 10 yıldır yerinde saydığı için feryat eden ihracatçıları gerçekçi bulmayanlar neredesiniz? Niye sesiniz çıkmıyor? Para herzaman Türkiyeye akar yada Türkiye her söyleneni herzaman yaparmı zannettiniz? Yoksa sizlerdemi alınan pozisyonlara göre konuştunuz... Yani tamamen duygusaall.... Kurlar yerinde sayarken TL enstrümanlarından tatlı reel faizler kazanmanın büyüsünemi kapıldınız yoksa sizde... Önlemlerin alınması birazda seçimden yeni çıkmanın etkisiyle zaman alacağa benziyor. MB faiz arttımını geciktirerek cari açıkla mücadele uğruna kurları yukarı iterken enflasyonu istemeden körüklüyor. Borsada aşağı yöndeki baskı bir süre daha devam edebilir. Kurlar bu durumda güçlü kalmaya devam edecek. Ama krizlerin aynı zamanda bazıları için çok uygun yatırım fırsatları yarattığını ve piyasadaki ekonomistler arasında basiretli olanlarla olamayanların çok iyi ayırt edilmesini sağladığınıda söylemeden geçmemek lazım. Hamd olsun demek şükür etmek tabiki güzel bir şey ama Allah bize akılda vermis onuda kullanmamız duygusal olmamamız gerekiyor. Yoksa biliyoruzki sonunda gemiyi enson kaptan terkediyor... Bu haber 297 defa okunmuştur.
|
GALERİAKTUEL HABERGAZETELER |
|||||||||
|
Sitemizdeki yazı,resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||