Güneş Enerjisi,Fotovoltaik,Güneş Pili,Solar Energy
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM
22 Mayıs 2012 Salı

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Elektrik Forum

GOOGLE TRANSLATE

ELEKTRİK-ENERJİ HABER

OTOMASYON HABER

ANKET

Sitemize Nasıl Ulaştınız




Tüm Anketler

İthalata Dayalı Büyüme Risktir

B.Bertan Günder

19 Aralık 2011, 22:14

B.Bertan Günder

İthalata Dayalı Büyüme Risktir..

2011 in ilk dokuz ayında ekonomideki büyüme yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. Bu yüksek büyüme medyada ve bazı yorumlarda olumlu karşılansada aslında büyük bir riski de ifade ediyor.

 

Geçmişte yaşadığımız ekonomik krizlere bakıldığında hemen hemen hepsinde kriz öncesindede büyük büyüme rakamlarını görürsünüz. Bundan alınacak dersle, yüksek büyüme oranlarının ekonominin aslında iyiye gittiğini göstermek için yeterli olmadığını çoktan öğrenmemiz gerekiyordu oysaki. Gerçekte büyümenin yüzde kaç olduğundan daha önemli olan, nasıl yada neye dayalı olarak büyüdüğümüzdür.

 

Geçmişte ithalata dayalı büyümenin faturasını çok ağır kriz ve devalüasyonlar yaşayarak ödemiştik. Şimdi aynı şey olmaz yada ekonomimiz eskisi gibi değil diyebilmek için eskisi gibi yüksek dış ticaret açığı ve cari açık vermiyor olmamız gerekiyor. Oysaki şu an dünyanın en yüksek cari açık veren ikinci ülkesiyiz. Ve ancak çok küçük bir kısmı doğrudan yabancı yatırımla finanse ediliyor. Üstelik enflasyonla mücadelede başarısız olunması nedeniyle yüzde 10 lara yaklaşan bir enflasyon oranı ekonominin hala aşırı ısınmış olduğunu ve 2012 de sert bir iniş olma ihtimalini gözler önüne seriyor.

 

İthalata dayalı büyümemizin en büyük sebebi, Cari açığımızın % 67 sinin enerji ithalatından kaynaklanıyor olması. 2011 Ocak-Ekim ayında cari aişlemler açığı geçen seneye göre %94 artarak 65 milyar dolara yükselmiş durumda. Aynı dönemde ise Enerji ithalatı 44 milyar dolar olarak gerçekleşti. Senelik olarak 2011 enerji ithalatının 50 milyar dolar civarında olması bekleniyor. Enerji ithalatı şimdiden 90 milyar dolar civarında olan dış ticaret açığının neredeyse yarısını oluşturuyor. En büyük ihracat kalemimiz otomotivde bile yüksek ithal ara malı kullandığımız için dış ticaret açığı vermeye başladığımıza geçen yazımda belirtmiştim.

 

Tablo bu kadar açıkken bunun çözümü için geçmişte neredeyse hiçbişey yapılmamış olmasını ve ülkeyi enerjide bu kadar dışa bağımlı hale getirilmesini anlamak mümkün değil. Son dönemde nükleer santral ve yenilenebilir enerji konusundaki geç kalmış adımlar bu yüzden çok önemlidir ve daha fazla gecikmelere uğramadan devam edilmesi gerekmektedir. Son dönemde meclise gelmesi beklenen Mütekabiliyet ve 2-B arazilerinin satışı cari açığın yapısal bozukluğunda bir düzelme gerçekleştirmezken, açığın finansmanında ancak bize zaman kazandıracaklardır.

 

Diğer yandan ekonomimiz 2008 ABD mortgage krizini çok yara almadan atlatırken şimdilerde AB borç krizinde işimizin o kadar kolay olmayacağı aşikar. Çünkü ithalatın % 33'ü €, % 63'ü $ ile. Buna karşılık ihracatın % 49'u €, % 44'ü $ ile. Yani ucuz dolar bizim işimize geliyor. 2008 de doların ucuzlaması ve paranın Avrupaya kaçması işimize gelirken euro nun değer kaybetmesi ise işimize gelmiyor. Çünkü ihracatımızın yarısını şu an resesyonla pençeleşen ve citti bir talep sorunuyla büyüyemeyen Avrupa ülkelerine yapıyoruz.

 

Bu arada yerli üretimi desteklemek amacıyla uygulamaya konan vergi artışlarının bir yenisi yürürlülüğe girdi. Karara göre örme kumaşa %20 ek gümrük vergisi uygulanacak. Alınan bu son kararın yerli örme sanayinin sürdürülebilirliliği açısından olumluyken, hazır giyim firmalarının uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilemesi ve hazır giyim ihracatındaki gerilemeyi hızlandırması bekleniyor.

 

Bir de dış finansman durumuna bir bakalım. Özel sektörün yurtdışından sağladığı finansmanın % 71 i Avrupa ülkelerinden. Sadece % 12 si ABD den. Şu anda Avrupa bankalarının birbirlerine bile borç vermek istemediklerini göz önüne alırsak 120 milyar dolar ödemesi olan özel sektörün dış finansmanda 2012 de zorluklar yaşayabileceğini beklemek yanlış olmayacaktır.

 

Piyasalara gelince. Şu aşamada TL nin işi zor. Kurlar yine güçlü seyredecek. Borsada temeli olmayan hacimsiz yükselişlere çok da itibar edilmemesi gerekiyor. Yeni yılda AB ülkerinin üzeindeki potansiyel not indirim beklentisi piyasaları rahatsız edecek. Yeni bir parasal genişleme kararına kadarda piyasalar gergin olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

twitter@bbgunder

Bu haber 99 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kısa Yazı02 Mayıs 2012

AKTUEL HABER

GAZETELER



Sitemizdeki yazı,resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi